Mobil uygulamamızı akıllı
telefonunuza indirebilirsiniz!


İl Başkanlığında Gerçekleştirilen Basın Toplantısı

AK PARTİ DENİZLİ İL BAŞKANI NECİP FİLİZ’İN KONUŞMASI

Türkiye turizminin kalbi niteliğindeki Sultanahmet meydanın’da bir turist kafilesinin arasına karışan yabancı uyruklu bir canlı bomba  tarafından gerçekleştirildiği saptanan bu alçak saldırıyı, terör olayını esefle kınadığımı belirtmek istiyorum. Hayatını kaybedenlere rahmet , Yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Böyle günlerde herkesin teröre karşı tavizsiz çok sağlam bir duruş ortaya koyması gerekir. Herhangi bir zafiyet göstermemek gerekir.  Nereden gelirse gelsin, hangi gerekçeyi kullanırsa kullansın teröre destek olanlar insanlık suçu işlemiş olur. Patlamada hayatını  kaybedenlerin tamamı yabancı uyruklu. Saldırıda ölen ve yaralanan yabancı vatandaşlar Türkiye'yi tanımak, görmek için gelmişlerdi.  Hayatını kaybedenler misafirlerimizdi. Bu faillerin bütün ilişkilerinin devletimiz tarafından ortaya çıkarılacağı ve hak ettikleri en ağır  cezayı görecekleri aşikardır.  Bu hadise bir kez daha millet olarak terör karşısında, terör örgütleri karşısında tek yürek, tek vücut olmamız gerektiğini göstermiştir  Türkiye'nin terörle mücadele konusundaki kararlı ve ilkeli duruşu sonuna kadar devam edecektir.  Meydanı terör örgütüne, bölücülere, yıkıcılara bırakmamalıyız. Dünyanın pek çok ülkesinde terör örgütleri konusunda iki yüzlü bir  tavır ortaya konduğunu görüyoruz, Bunlar sizler tarafından da yakından bilinen, takip edilen konular.  İşte bu yüzden dayanışma  içinde olmalıyız. Tüm dünya da aynı tavrı ortaya koymalı, teröre karşı bir bütünlük içinde hareket edilmelidir.  Unutulmamalıdır ki terörün iyisi veya güzeli yoktur. Elinde silah olan her terörist tüm insanlık için bir tehlikedir. Paris'teki saldırıda  nasıl omuz omuza durduysak Ankara ve İstanbul saldırıları için de durmalıyız. Uluslararası terörizme karşı birlikte mücadele  edilmelidir. Türkiye böyle bir saldırıyı hak etmiyor. İnsanlara barışı ve huzuru çok görenleri, bu alçak ve hain saldırıyı gerçekleştirenleri, terörün  her türlüsünü lanetliyorum. Terör saldırılarıyla ülkemizde kaos ortamı oluşturarak, korku yaymaya çalışıyorlar ancak emellerine  ulaşamayacaklar. ------------- Malumunuz son günlerde bazı basın yayın organlarında “Bu operasyonlar ne zaman bitecek?”, “Bu hafta içinde biteceği söylendi” ve  “Bu operasyonlar neden bu kadar uzun sürdü” gibisinden bazı haberler yer almakta idi.  Terör örgütü PKK'ya karşı devam eden huzur ve demokrasi operasyonlarıyla ilgili Başbakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu’nun da  ifade ettiği gibi herhangi bir süre vermek söz konusu değildir.  Hükümetimiz ve güvenlik güçlerimiz Bir an önce bu operasyonların başarıyla tamamlanması için gece gündüz çalışıyor, ancak  herhangi bir süre sözkonusu değildir. Süreyi zamanla değil de ulaşılması gereken hedeflerle tayin etmek doğru olacaktır.  Devletimiz bu ülkenin her toprağında huzurun ve barışın temin edilmesi için yasal sınırlar içerisinde her türlü yola başvurarak bu  ülkede terörün ortadan kaldırılmasını mutlaka sağlayacaktır. Dağlarımız, ovalarımız, şehirlerimiz bu canilerden temizleninceye  kadar, şehirlerimizin, ilçelerimizin her bir sokağı  huzurla girilen sokaklar oluncaya kadar güvenlik güçlerimiz terörle mücadeleyi  sürdürmeye devam edeceklerdir. Kimse başladığımız huzur ve demokrasi operasyonunun, çıktığımız bu yolun yarıda kesileceğini,  başka istikametlere gidileceğini düşünmesin. Terör örgütü ve militanlarının amacı bizim o bölgede yaşayan Kürt vatandaşlarımızın sorunlarını çözmek, rahata ermesini, varsa  problemlerini ortadan kaldırmak değildir.  “Bu ülkenin kaynakları terörle mücadelede kullanılsın, kalkınmada kullanılmasın ve bu ülke hep bu işlerle uğraşsın”. Biz bunları  görüyoruz, milletimiz de görmeye başladı. O bölge halkı da acıları, sıkıntıları yaşayarak görmeye başladı." Askerimizle, polisimizle  sonuna kadar orada mücadeleyi devam ettiriyoruz, belleri kırıldı inşallah. "Daha önceleri, 'Kardeşim siz bizi eziyorsunuz, hapishanelerde işkence var, yatırım yapmıyorsunuz, dilimizi konuşturmuyorsunuz,  haklarımızı, hürriyetlerimizi elimizden alıyorsunuz, gençlerimize de dağa çıkmak kalıyor' diye bahaneler uydururlardı"  "Hapishanelerde işkence falan kalmadı, her türlü yatırım yapılıyor. Yollar, hastaneler, havaalanları imrenilecek düzeyde. AK Parti  olarak biz bütün bunları yaptık. Dilinizi konuşamıyordunuz konuşuyorsunuz, hatta propaganda yapıyorsunuz yani hangi tür insan  olmaktan kaynaklanan hak varsa verildi. Niye terörü artırıyorsunuz, niye hala dağa çıkıyorsunuz. Türkiye'deki siyasi uzantıları da  bunlara destek vermeye devam ediyor. Hangi makul gerekçeniz var? Bütün gerekçeler ellerinden alındı ama niyet farklı.  Operasyonlar niye bu kadar uzuyor? Çünkü biz 'sivil vatandaşlara asla zarar gelmesin' istiyoruz ve her bir adımımızı dikkatli  atıyoruz. Felaket senaryosu yazanlar, insan canına kıyan, çocukların eline silah veren cellatlar vatandaşımızla devletimizin arasına  giremeyecekler. Burada ölümler olmasın. Hiçbir insan devletin, hukukun, yasaların üzerinde irade sergilemesin istiyoruz. Parklar bahçeler yapıp  çocukların oynayacağı alanlar yapacaklarına hendekler açıp şehri cehenneme çeviriyorlar. Bu hendekler sadece yol ve kanalizasyon  yapımında, su getirmede, altyapı çalışmalarında kullanılmalı.

   Türkiye'nin yamalı bohçaya dönen darbe anayasası ile daha fazla yol alamayacağı bir gerçektir. Türkiye için en doğru sistem  başkanlık sistemidir. Hükümetimizin yeni dönemde siyaseti ve demokrasiyi güçlendirmek adına hedefleri var. Bunların en önemlisi de yeni bir anayasa  hazırlayıp millete sunmak olacak. Tüm toplumsal kesimler siyaset kurumundan yeni anayasa bekliyor. Yeni anayasa tüm siyasi partilerin birinci gündem maddesi  olması gerekir. Bu mesele sadece AK Parti'nin değil, Türkiye'nin ve tüm partilerin meselesidir. Bu milleti halen darbe anayasalarına,  darbe hukukuna mahkum edenler tarih önünde hesap veremezler. Tüm kesimlerin artık düşünmesi ve tartışması gereken 'yeni anayasa hangi temeller üzerine inşa edilecek' sorusu olmalı. Yeni  anayasa nasıl bir ülke olmak istediğimizin cevabını verecektir. Ya enerjisini kısır tartışmalarla tüketen bir ülke veya yüz yıllık  sorunlarını kökten çözüp umutla geleceğe yürüyen bir ülke olacağız.  Türkiye'nin ihtiyacı, ruhuyla da lafzıyla da Türkiye'nin ihtiyaçlarına hitap edecek yeni bir anayasadır. Türkiye bu mevcut anayasa ile  yol alamaz. Anayasa tartışmaları başladığından bu yana muhalefet konuyu sadece başkanlık tartışması eksenine çekerek bir polemik konusu  haline getirmeye çalışıyor. AK Parti olarak başkanlık sisteminin Türkiye için gerekli bir sistem olduğunu seçim beyannamelerimizde  ve diğer açıklamalarımızda sürekli dile getirdik.  Bunun Sayın Cumhurbaşkanımız ve makamının şahsı etrafında tartışılan bir konu haline getirme çabası nezaketsiz bir tutum ve  tartışma zeminini sabote etme girişimidir. Tabii ki Başkanlık Sistemi Türkiye'ye özgü olacak, ülkenin ihtiyaçlarına uygun olacak. "Biz bir rejim tartışması yapmıyoruz. '  Türkiye'nin yapısına en uygun siyasal sistem hangisi olmalıdır' tartışması yapıyoruz. Başkanlık Sitemi denildiğinde bazı muhalifler  hemen Başkanlık Sistemi'ni Türkiye'nin eyaletlere bölünmesiyle, diktatörlük arzusuyla, alakasız konularla özdeşleştirerek tartışılmaz  hale getiriyor. Halbuki Başkanlık Sistemi, bunların hiçbirisiyle ilgili husus değil, bir siyasal sistem tartışmasıdır"  Biz yeni Türkiye; yeni Anayasa yapılırken diyoruz ki Türkiye'yi 2023'e, 2053'e taşıyacak, ülkenin hızlı karar almasını sağlayacak,  sorumluluğunu üstlenmiş, yasama organı içinde çıkmayan bir yürütme ve bunun başında Başkan'ın seçimle gelmesi gerekir diyoruz.

   AK Parti Sosyal Politikalar Başkanlığı tarafından başlatılan, tüm Türkiye’de AK Parti il ve ilçe başkanlıkları tarafından  gerçekleştirilecek ve on gün sürecek olan yardım kampanyasıyla ilgili bilgi vermek istiyorum.Yardım Kampanyası Genel Başkan ve  Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun talimatıyla başlamıştır. Tüm Türkiye’de olduğu gibi ilimizde de AK Parti İl ve İlçe Teşkilatlarımız tarafından bölgede acil olarak ihtiyaç duyulan  malzemeler toplanacaktır.  Konserve (dayanıklı gıda maddeleri), kuru gıda, çocuk bezi gibi hijyenik malzemeler, tıbbi malzemeler, giysi ve ayakkabı, tekerlekli  sandalye, ortopedi malzemeleri, çocuk maması, battaniye gibi yardım malzemeleri on gün süre ile toplanacak ve daha sonra Genel  Merkez Sosyal Politikalar Başkanlığımızın organizasyonuyla bölgeye ulaştırılacaktır.  Tüm kamuoyunun ve özellikle Sivil Toplum Örgütlerinin desteklerini bekliyoruz.  Ayrıca yardımda bulunmak isteyen tüm vatandaşlarımız teşkilatımızla irtibata geçebilirler. Türkiye Cumhuriyeti, hiçbir zaman insanların zulüm görmesine sessiz kalmayacaktır. Bayırbucak Türkmenlerine yönelik saldırıları  da bu bağlamda şiddetle kınıyoruz. Son dönemde bir katliamın eşiğinde hayatlarına devam etmeye çalışan Bayırbucak  Türkmenlerinin her zaman yanında olduğumuzu da bir kez daha ifade etmek istiyorum.


Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest